JPMorgan’dan stagflasyon uyarısı: “ABD borsalarındaki yükseliş risk altında”
Investing.com – JPMorgan (JPM) stratejistleri, ABD hisse senedi piyasalarında son dönemde görülen yükselişe rağmen, yaz aylarında yaşanabilecek stagflasyon tehlikesine karşı yatırımcıları uyardı. Mayıs ayında %6’lık artışla Kasım 2023’ten bu yana en güçlü aylık performansını sergileyen S&P 500 endeksi, JPMorgan uzmanlarına göre önümüzdeki dönemde yükseliş ivmesini kaybedebilir.
Banka stratejistleri, özellikle fiyatların yukarı yönlü baskı altında kalması ve ekonomik büyümenin belirgin biçimde zayıflaması halinde, ABD borsalarının stagflasyonist bir döneme girmesinden endişe ediyor. Mislav Matejka liderliğindeki ekip tarafından kaleme alınan değerlendirme notunda, mevcut görünümün “biraz stagflasyonist” bir tabloyu andırdığı vurgulanarak, bu ortamda S&P 500’ün daha yumuşak bir seyir izleyebileceği ifade edildi.
ABD borsaları için ayrışan görüşler: JPMorgan temkinli, Goldman nötr, Morgan Stanley iyimser
JPMorgan stratejistlerinin analizine göre, ABD ile başlıca ticaret ortakları arasındaki belirsizlikler ve ithalat vergilerinin beklenenden kötü seyretmesi de borsalar üzerinde ek baskı unsurları oluşturuyor. Yılbaşından bu yana yalnızca %0,5 oranında artış kaydeden S&P 500 endeksi, Avrupa ve Asya piyasalarının gerisinde kaldı. JPMorgan, bu nedenle yatırımcılara ABD dışındaki hisselere yönelmelerini tavsiye ediyor. Özellikle büyüme potansiyeli ve daha uygun değerleme oranları sunan Çin teknoloji hisseleri ve gelişen piyasa varlıkları ön plana çıkarılıyor.
Öte yandan farklı finans kurumları ABD piyasalarına ilişkin daha iyimser bir bakış sergiliyor. Goldman Sachs (GS) stratejistleri, S&P 500’ün mevcut seviyelerinin makul değerlemeleri yansıttığını ve önümüzdeki 12 ay içinde bu durumu büyük ölçüde koruyacağını öngörüyor. Goldman Sachs’a göre piyasada keskin bir yukarı ya da aşağı yönlü hareket yerine, dengeli seyir daha olası.
Kâr görünümleri ve bütçe açığı endişeleri değerlendirme farklılıklarını derinleştiriyor
Morgan Stanley’den (MS) Michael Wilson ise ABD hisse senetleri konusunda daha pozitif bir duruş sergiliyor. Wilson, Amerikan şirketlerinin kârlılıklarında güçlü bir toparlanma beklentisi taşıdığını belirtiyor ve mevcut değerlemelerin dip seviyelere ulaşmış olabileceğini savunuyor. Bu bağlamda, hisse senetlerinde önümüzdeki dönemde daha fazla yükselişin mümkün olabileceğini ifade ediyor.
Finans kuruluşları arasındaki bu görüş ayrılıkları, küresel ticaret gerilimleri ve ABD’nin giderek büyüyen bütçe açığı gibi temel risklerin piyasalar üzerindeki etkisini farklı şekillerde yorumlamalarından kaynaklanıyor. S&P 500’ün yönü, bu küresel ve yerel risk faktörlerinin nasıl şekilleneceğine bağlı olarak belirlenecek. Analistler, enflasyonist baskılar ve ekonomik büyüme verilerinin piyasalar üzerinde belirleyici rol oynayacağını belirtiyor.








